Amerika’nın Yeni Dünya olarak düşünüldüğü ve oldukça geniş bir üretim alanının oluşturulduğu dönemlerde; Kıta Avrupası’ndan getirilerek Yeni Dünya’da yeniden şekillendirilen hususların başında gelmektedir. Rakun avının Amerika’da en temel geçim kaynaklarından ve zenginleşme araçlarından biri olduğu düşünüldüğü zaman Amerikan Su Spanyel ırkının geliştirilmesine neden bu kadar önem verildiği bir kere daha görülmektedir.
Mudi Macarların besledikleri oldukça heybetli ve dayanıklı çoban köpekleri ile yakından akrabadır. Kuvasz ve Komondor ırkının da Mudi ile benzerlik gösteren bir yapıda olduğu düşünülmektedir. Bilinirliği daha erken dönemlere dayanan bir ırk olsa da standartları belirlenerek sorunsuz bir biçimde cins olarak tanınmasının 1936 senesinde tamamlandığı görülüyor.
Ecuadorian Hairless Dog ırkının Saint Elena Yarımadası temelli bir ırk olduğu düşünülmektedir. Bu bölgede genel olarak tuz madenlerinin yer aldığı ve aynı zamanda kuraklığın hakim olduğu bir iklim yapısının mevcut olduğu görülmektedir. Zorlu koşullara ayak uydurabilen ve varlığını sürdürebilen ırklardan biri olduğu düşünülmektedir. Xolo ırkı ile Peru’da hakim olan tüysüz köpek ırklarının bir melezi olarak ortaya çıkmıştır. Irkın standartları belirlenmiş olsa da henüz resmi bir kulüp tarafından onaylanmamıştır.
Löwchen ırkının ortaya çıkış süreci hakkında Almanların, Fransızların ve Rusların hak iddiasında bulunduğu anlaşılıyor. Bu ırk aynı zamanda Le Petit Chien Lion olarak anılıyor. 1400lerden bu yana varlığını devam ettiren bu ırkın özellikle kadınlar arasında sevilen köpek ırkları arasında değerlendirildiği görülüyor. Bazı teoriler bu ırkın kaynağının Rusya olduğunu iddia ederken bir kısmı da Tibet’ten kaynaklandığını iddia etmektedir. Konu hakkında henüz net bir karar mevcut değildir.