Grand Anglo-Français Tricolore 1800lü yıllara damgasını vuran ırklar arasında yerini almış durumdadır. Bu ırkın melezleme çalışmaları incelendiği zaman ırkın oluşumunda Poitevin’in çok önemli bir yere sahip olduğu bilinmektedir. Aynı zamanda Gascon Saintongeois ırkının da dikkat çeken bir yapıdadır. 1800lü yıllarda daha geniş kitlelere yayılan av merakının etkisi ile bu ırka gelen talep de artmıştır.
Segugio Italiano ırkının Roma İmparatorluğu’ndan bu yana aktif olarak kullanıldığı görülmektedir. Roma İmparatorluğu’na ise Mısır’dan geldiği düşünülüyor. Bu ırkın Roma döneminden kalma birçok farklı heykelde resmedildiği anlaşılmaktadır. Irkın koku alma ve takip yeteneğine sahip olması onun genetik yapısında tazının da ön planda olduğunu yansıtıyor.
Curly-Coated Retriever ırkının ortaya çıkışında İngiltere’de geçmiş yüzyıllarda yaygın olarak görülen Water Spaniel ırkının bir devamı niteliğinde olduğu düşünülmektedir. Hızlı harekete geçme kabiliyeti ve dikkat çeken yapısı ile av sırasında göz kamaştıran etkisi vardır. Özellikle Avustralya ve Yeni Zelanda gibi alanlarda sıklıkla tercih edilmektedir. Yapılan çalışmaların sonucunda standartlar belirlenerek kulüpler tarafından 1924 senesinde tanınmıştır.
Hanover Hound Hannoverscher Schweißhund olarak da anılmaktadır. Bu ırkın Orta Çağ’dan bu yana varlığını aktif şekilde sürdürdüğü bilinmektedir. Irkın gelişim süreci içerisinde Liam tazısı olarak tanınan ırkın çok önemli bir yere sahip olduğu bilinmektedir. Ateşli silahların icadı sonrasında da av sürecine ayak uydurabilen nadir ırklardan biri olduğu bilinmektedir.