Plott Hound ırkının genetik kökenlerinin Hannover tazıları ile yakın ilişki içerisinde oldukları görülüyor. Bu ırkın koku takip yeteneğinin ve sessizliği ve odaklanma kabiliyetinin av sırasında büyük avantaj sağlaması onlarca yıldır insanlar ile iş birliği içerisinde yaşamasını sağlamıştır. Bu ırk için dönüm noktası Amerika’ya gelen bir Alman göçmenin beraberinde bu ırkı getirmesi ile olmuştur. Irkın standardizasyon sürecinde bunun da önemi büyük olmuştur.
Shiloh Shepherd ırkının genetik haritasına Alaskan Malamute ile yakın bir bağlantısı olduğu tespit edilmiştir. Oldukça sevgi ve şefkat dolu olduğundan insanlar ile ilişkilerini onlarca yıldır sorunsuz bir biçimde devam ettirmektedir. Görünüm bakımından Alman Çoban Köpeklerine de benzeseler de özellikle uyumluluk ve zarafet konusunda ön plandadırlar.
Danish–Swedish Farmdog bir çiftlikte gerekli olabilecek bilumum ihtiyaçların karşılanması için eğitilebilirliğe sahiptir. Özellikle farelerin avlanması konusunda çok büyük bir yeteneği bulunduğunun da ayrıca belirtilmesi gerekir. Hassas duyuları ile o dönem en yaygın hastalık yapıcı haşerelerden olan farelerin yakalanması için çok büyük bir performans aracıdır. Özellikle 1900lerde türleri tehlike altına girmiş ve bu nedenle koruma çalışmaları başlatılmıştır.
Georgian Shepherd ırkının resmi olarak tanınması 2001 senesinde tamamlanmış olsa da geçmişinin çok daha eskiye dayandığı bilinmektedir. Bölgenin yerli ırkları arasında bulunmaktadır. Genetik harita incelendiği zaman bu ırkın ortaya çıkmasında kurtlar ile meydana gelen melezlemelerin de çok büyük etki alanına sahip olduğu saptanmaktadır.