Greenland Dog ırkının Spitz ırkı ile yakın akraba olduğu düşünülmektedir. Zorlu mevsim koşullarına karşı sergilemiş olduğu dayanıklılığın büyük önem arz ettiği de anlaşılmaktadır. Kuzey Kutbu gibi zorlu bir alanda dahi herhangi bir tahribata uğramadan günümüze kadar varlığını sürdürmüş olan ırklardan bir tanesidir.
Gascon Saintongeois ırkının ortaya çıkış aşamasında Chateau Virelade Kontu büyük bir rol üstlenmiştir. Özellikle melezlemelerin yönlendirilmesi sırasında çok önemli girişimlerde bulunmuştur. Bilhassa yaban tavşanlarının hızlı hareketlerine ayak uydurabilen nadir ırklardan biri olduğu düşünülmektedir. Bu ırkın resmi olarak tanınması ise henüz 2007 yılında gerçekleşmiştir.
Hamiltonstövare İsveç’in zorlu yaşam koşullarına ayak uydurması için melezlenen ırklardandır. Dayanıklılığı ile ön plana çıkan bir ırkın yaratılması için büyük çaba sarf edilmiştir. Irkın ortaya çıkış süreci içerisinde özellikle Kont Adolf Patrick Hamilton ismi inanılmaz efor sarf etmiştir. Şuanda hala varlığını sürdüren ve farklı ülkelerde de varlığı saptanan seçkin ırklardandır.
Eurasier yeni ırklar arasında yer almaktadır. Alman köpek yetiştiricileri tarafından ortaya koyulan ve özel gereksinimler karşısında üretilmiş olan seçeneklerdendir. Keeshond ırkı melezlemeleri sonucunda ortaya çıkmış olan yeni ırklardandır. Bu ırkın melezleme çalışmalarına son aşamada Samoyed köpek ırkının da dahil edildiği bilinmektedir.