Appenzeller Sennenhund İsviçre’de sığırların güdülmesi konusunda dokunan üstün yardımı sayesinde çok daha sık tercih edilmeye başlanmıştır. Adını ilk görüldüğü kasaba olan Appenzeller’den almaktadır. Türün genetik sisteminin gözden geçirilmesi ve yetiştirilmesine hız verilmesinde Max Siber’in katkısının oldukça büyük olduğu anlaşılmaktadır. Şuan sadece İsviçre’de değil Avrupa’nın birçok farklı noktasında ve hatta Kuzey Amerika’da dahi sıklıkla rastlanan ve severek bakılan ırklar arasındadır.
Rafeiro Do Alentejo ırkının köken bakımından Molosser ırkı ile yakından bağlantılı olduğu düşünülmektedir. Molosser ırkının en belirgin özelliği olan dayanıklılığın bu ırkta da kendini gösterdiği açıktır. Irkın sadece hayvan koruma sürecinde değil aynı zamanda büyük arazilere sahip olan çiftliklerin korunması sırasında da çok büyük önem arz ettiği anlaşılmaktadır. Irkın resmi standartlarının belirlenmesi ise 1953 senesinde tamamlanmıştır.
Rakunların takip edilmesinde bir marka olan bu köpeklerin genetik haritasının İngiltere’ye dayandığı bilinmektedir. Sömürgecilik döneminde Amerika’ya getirilerek özel genetik çaprazlamalara tabi tutulmuştur. Özellikle İngiltere’nin sömürgecilerinin Amerika’da hem tilki avları sırasında hem de rakun havları sırasında aktif görev alabilecek ırklar yetiştirmek için özel gen havuzu yarattığı bilinmektedir. 1600lerden bu yana İngiltere sömürgelerinde tilki avının ne derece yaygın olduğu düşünülürse American English Coonhound ırkına verilen değer de daha net anlaşılabilir.
Rottweiler ırkının dayanıklılığı ve güvü ile bilinen Mastiff ve Molossus ile yakından ilişkili olduğu düşülmektedir. Bu iki, ırkın da alan hakimiyetinin yüksek olması Rottweiler ırkında da kendini göstermektedir. Irkın oluşumunda Antik Roma döneminde hem Roma ordusunun getirdiği hayvanların hem de yerel hayvanların çiftleşmesinin sürece etkisinin büyük olduğu düşünülmektedir.