Paleolitik Çağ’da varlık gösteren köpekler denildiği zaman akla ilk olarak gelen hususların başında Alaskan Malamute gelir. Soyunun kurt köpeklerine dayandığı bilinirken, uzun yüzyıllar boyunca evcilleştirmeye tabi tutulmuş ve sadakatinin bu çabalara bağlı olduğu düşünülmektedir. Inuit Halkı tarafından yaygın şekilde kullanılmıştır. Adeta geçmiş yüzyıllarda karada kullanılan yük gemileri benzetmesini hak edecek kadar güçlülerdir.
Lobito Herreño köpeğinin görünümünün kutra benzemesi nedeni ile halkın bu ırka kurt köpeği diye seslendiği ya da küçük kurt isimlendirmesini yaptığı tahmin edilmektedir. Kanarya Adaları’na özgü olan bu ırkın dikkat çekici atikliği ile koruma altına alınmasına önem verilmesine dair halkın talepleri vardır. Irkın özellikle bölgenin yerel köpeklerinden olan Cancha ile benzerlikleri mevcuttur.
English Mastiff ırkının ortaya çıkma sürecinin Roma İmparatorluğu’na dayandığı düşünülmektedir. Jül Sezar’ın Britanya’ya karşı yapmış olduğu seferlerde adanın Roma’ya karşı savunulmasında kullanılan Mastiff ırkından oldukça etkilenmiştir. Daha sonrasında Britanya’dan Roma’ya bu ırkın getirilmesini istemiştir. Irkın özellikle dövüş sporlarında da yer bulduğu görülmektedir. Mastiff ırkının Avrupa tarihinin önemli savaşlarından olan Agincourt Muharebesi sırasında da savaştırıldığı görülür.
Castro Laboreiro Dog ırkının genetik harita bakımından Rafeiro Alentejano ile benzerlik gösterdiği düşünülmektedir. Bu ırkın henüz tam olarak genetik haritası çıkarılmasa da uzun yıllardır insan hayatı ile iç içe oldukları bilinmektedir. Hayvanların korunması sırasında adeta sürünün muhafızlığını üstlenen köpek ırkları arasında yerini almıştır.