Minyatür Bull Terrier ırkının hassas bir melezleme süreci sonrasında geliştirildiği görülüyor. Bulldog ırkı ile İngiliz Terrier ırkının birleştirilmesi ile ortaya çıkarılmış olan seçkin ırklar arasında yerini almaktadır. Irkın şehirler ve kırsal yaşamlar için oldukça tehlikeli yaratıklar olan farelerin yakalanması sırasında çevik vücut hatları ile çok yüksek bir performans sergiledikleri anlaşılıyor. Uzun melezleme çalışmaları sonucunda günümüzdeki halini almıştır.
Mountain Feist ırkının Amerika’nın simge köpekleri arasında yer almaktadır. Bu ırkın fare avcısı olan İngiliz köpeklerinin henüz Amerika’ya getirilmesinin öncesinde de bölgede varlığını sürdürdüğü düşünülmektedir. Hatta yazılan edebiyat eserlerinde bu türe referans veren ifadeler yer bulmaktadır. Amerikan İç Savaş döneminde varlıkları zarar görse de yaşamlarını sürdürmektedirler.
Welsh Springer Spaniel ırkı ile İber Yarımadası’nda mevcut olan Spainieller arasında derin bir akrabalık olduğu düşünülmektedir. Büyük Britanya’nın adından yetileri ile en sık söz ettiren ırkları arasında bulunur. Bu ırkın English Cocker ve Springer ile akrabalığı ve genetik benzerliği olduğu da kanıtlanmıştır. Bu ırkın varlığına ilişkin 1300lerden kalma belgeler mevcuttur.
Grand Griffon Vendéen ırkının ortaya çıkış sürecinin neredeyse 400 yılı aşkın melezleme çalışmalarının sonrasında kendini gösterdiği görülmektedir. Bu ırkın yaygın şekilde kullanılmak istenmesinin nedeni maddi durumu at sahibi olmak için yeterli olmayan halkın av sırasında bir eşlikçiye ihtiyaç duymasından kaynaklanmaktadır. Club du Griffon Vendéen’in kurulması ile beraber ırkın korunması çalışmalarına büyük önem verilmiştir.