Greek Shepherd ırkının bulunduğu Yunan coğrafyasının özellikle küçükbaş hayvanlar konusunda zengin olması bu ırkın güdülmesi konusunda bir ihtiyacın ortaya çıkmasına sebebiyet vermiştir. Bu ırkın ortaya çıkışında Yunanistan’a Anadolu’dan gelen Türklerin yanlarında getirdiği çoban köpeklerinin büyük etki sahibi olduğu öne sürülmektedir.
Harrier ırkının bilhassa açık alanlarda tavşan avlama konusunda yetkinliği ile varlığını yüzyıllardır sürdürdüğü bilinmektedir. Çok hızlı ve aktif hedeflerin dahi yakalanmasında çok başarılıdır. İsim kökeninin de tavşan kelimesinden türediği düşünülmektedir. İngiltere’de görülen bu ırkın sömürgecilik ile beraber Amerika’da da varlık göstermeye başladığı bilinir.
Cane Di Oropa Alp Dağlarının zorlayıcı koşullarında dahi varlık gösterebilen ırklar arasında yerini almaktadır. Koyun ve sığırların kontrol edilmesinde yüzyıllardır kullanılan; özel bir melezleme olmamasına rağmen varlığını hala sürdüren ırklar arasındadır. Orta büyüklükte olan bu köpek yüzyıllardır insanlar ile kurmuş olduğu iyi ilişkiler ile de bilinmektedir.
Chortai ırkının atalarının 1900lü yıllarda aktif şekilde görülen Krymstaja ve Gorskaja olduğu düşünülmektedir. Bu ırkın kendine verilen görevleri benimseme sürecinde göstermiş olduğu özverinin oldukça yüksek seviyede olması dikkat çekici hususlar arasındadır. Bu ırk ile benzerlik addeden köpeklerin antik uygarlıkların altın kabartmalı arkeolojik buluntularında tasvir edildiği görülür. Tarihi tahmin edildiğinden çok daha eskiye dayanıyor olabilir.