Glen Of Imaal Terrier ırkının tilkilerin ve porsukların avlanması sırasında en sık tercih edilen ve sergilediği performanstan da oldukça memnun kalınan ırklardan biri olduğu görülmektedir. Bu ırkın başlangıç serüveninin özellikle Kraliçe Birinci Elizabeth’in Lowland Bölgesi’ndeki toprakları askerlerine dağıtması ile başladı. Bu toprakları sahiplenen askerlerin yanlarında İngiltere’ye özgü köpekleri götürmeleri ile macera başlamıştır. Yerel köpeklerin de ırkın oluşumuna büyük katkısı mevcuttur.
Greyhound ırkının Avrupa’da ele alınan sanat eserlerinde yaygın şekilde görülmesine rağmen bu ırkın genetik yapısının Mısır’dan bu yana devamlılığını sürdürdüğü bilinmektedir. Bilhassa diğer köpeklerden koku takip yeteneği ile ayrılması ve av köpeklerinin de büyük bir kısmının atası olarak bilinmesi dikkat çekmektedir. Mısır’da Firavunlar döneminde adeta gösterişin ve korkunun sembollerinden olmuşlardır.
Flat-Coated Retriever göl kenarlarında yapılan avlarda en yaygın şekilde tercih edilen ırklar arasında kendini göstermektedir. Göl kenarında yapılan kuş avlarının vazgeçilmez yardımcılarıdır. Bu ırkın genetik yapısı incelendiği zaman St. John's Dog ile büyük bir benzerliği olduğu görülmektedir. Sahip oldukları kürkün onları zorlu iklim koşullarına karşı koruması nedeni ile soğuk bölgelerde sıklıkla tercih edilmiştir.
Mahratta Hound ırkının en temel dezavantajlarının başında bilinirliğinin düşük seviyede olması gelmektedir. Yerli halkın dışında çok fazla bilinmeyen bu ırkın tanınması ve ırkın standartlarının belirlenmesi koruma altına alınmasının; en temel taleplerden biri olduğu biliniyor. Bu ırkın ismini bulunduğu eyalet olan Mahratta’dan aldığı bilinirken; ırkın genetik geçmişinde Salukiler ile net bir bağlantısı olduğu tahmin ediliyor.