Aidi ırkının ana kaynağının Fas coğrafyasından geldiği düşünülmektedir. Özellikle vahşi hayvanlara karşı koruma maksatlı tercih edilen bir tür olduğu görülüyor. Özellikle Sahra Bölgesi’nde yaygın olarak görülmektedir. Bulunduğu kategori çoban köpeği olarak anılsa da bu ırkın çobanlık görevinde çok nadir yer aldığı bilinir.
St. Hubert Jura Hound ırkının Fransa ve İsviçre arasında adeta bir sınır konumunda olan Jura Dağlarına özgü olduğu bilinmektedir. Irkın Bruno Jura Hound ile oldukça net bir benzerliği bulunur. Sadece boyut olarak birbirlerinden ayrılır. Bu köpeklerin yaya olarak avlanan kişilerin işlerini büyük ölçüde rahatlatması uzun yüzyıllardır insan hayatının bir parçası olmasını sağlamıştır.
Greyhound ırkının Avrupa’da ele alınan sanat eserlerinde yaygın şekilde görülmesine rağmen bu ırkın genetik yapısının Mısır’dan bu yana devamlılığını sürdürdüğü bilinmektedir. Bilhassa diğer köpeklerden koku takip yeteneği ile ayrılması ve av köpeklerinin de büyük bir kısmının atası olarak bilinmesi dikkat çekmektedir. Mısır’da Firavunlar döneminde adeta gösterişin ve korkunun sembollerinden olmuşlardır.
Mahratta Hound ırkının en temel dezavantajlarının başında bilinirliğinin düşük seviyede olması gelmektedir. Yerli halkın dışında çok fazla bilinmeyen bu ırkın tanınması ve ırkın standartlarının belirlenmesi koruma altına alınmasının; en temel taleplerden biri olduğu biliniyor. Bu ırkın ismini bulunduğu eyalet olan Mahratta’dan aldığı bilinirken; ırkın genetik geçmişinde Salukiler ile net bir bağlantısı olduğu tahmin ediliyor.