Newfoundland ırkını diğer köpek ırklarından ayıran en temel özelliğin kesinlikle muhteşem bir yüzücü olmasından ileri geldiği anlaşılmaktadır. Bu ırkın çok ilginç şekilde arama kurtarma ekiplerinin vazgeçilmez parçalarından biri olduğu görülüyor. Bu alanda eğitilmeye çok uygun olan köpeğin ayak kısımlarının yüzmeye oldukça elverişli olması en temel avantajdır.
Tarihi bakımından en eski köpekler arasındadır. Yaklaşık üç bin yıl öncesine kadar varlıklarına dair kanıtlar mevcuttur. Genel olarak bekçi köpeği olarak bilinen bu cins son derece sadıktır. Diğer cins köpekler ile arası iyi olan bu ırk oyun oynama konusunda hem insanlar ile hem de farklı köpekler ile uyum içerisindedir. Azteklerden bu yana varlığını sürdüren bu ilginç görünümlü ırk hala popülerliğini sürdürüyor.
Norrbottenspets ırkı Bothnia bölgesinde yaygın şekilde rastlanan ve genetik haritasında Spitz ırkının da çok önemli yer bulduğu köpeklerin başında gelmektedir. Avcılık ve toplayıcılık zamanından bu yana insanlar ile iç içe bir yaşantıya sahip olduğu tahmin edilmektedir. Bu durum görevlendirme ve itaat konusunda türe büyük bir katkı sağlamaktadır. Samur ve sansar gibi hayvanların yakalanmasında avcılara en yoğun şekilde katkısı dokunan ırklar arasında yerini almıştır. Bu denli yoğun bir tarihi geçmişe sahip olmasına rağmen tescillenmesi 1967 senesini bulmuştur.
Amerikan Bully yakın zamanda köpek ırkları arasına giren tarihi arka plan bakımından çok veri olmayan köpeklerdendir. American Staffordshire Terrier ırkı ile yakından akraba olduğu düşünülmektedir. English Bulldog ile de gen haritası bakımından benzerlikler içermektedir. Bu ırkın tehlikeli olup olmadığına ilişkin kapsamlı araştırmalar yapılırken; türe özgü bir saldırganlıktan bahsetmenin mümkün olmadığını vurgulayan cenah çok daha ön plandadır.