Saint Miguel Cattle Dog ırkının Azor Adaları temelli olarak ortaya çıkmış olan seçeneklerden biri olduğu fark edilmektedir. Irkın özellikle bu adanın koşullarına uyum sağlama kabiliyeti dikkat çekmektedir. Genel genetik yapısı incelendiğinde Mastiff ile yakın bir bağlantısı olduğu açık şekilde fark edilmektedir.
Jagdterrier Alman av köpekleri arasında en sevilen seçenekler arasında kendini göstermektedir. Özellikle Terrier ırkının av köpekleri ile genetik olarak melezlenmesi sonrasında bu süreç ortaya çıkmıştır. Bu ırkın genetik haritasına 1920lerde Wirehaired Terrier ve Welsh Terrier ırkı da eklenmiştir. Hızı ve çevikliği ile bir döneme damga vurmuş olan ırklar arasında yerini almaktadır.
Schillerstövare ırkının hem Alman hem de İngiltere kökenli olan köpek ırkları ile bağlantılarının olduğu düşünülüyor. Bunun yanı sıra son halini almasında Sırp köpek ırklarının da etkisi olmuştur. Atikliği sayesinde hem av sahalarında hem de farklı çalışma sahalarında varlığını sürdürmeye devam etmiştir.
Leonberger ırkının geliştirilmesinde Heinrich Essig isminin katkıları oldukça büyük olmuştur. Irkın oluşturulması için çalışmalara 1880lerde başlanmıştır. Bu ırkın ismini yetiştiği Alman kasabasından aldığı bilinir. Irkın genetik haritasında St. Bernard’ın önemli bir yer tuttuğu tahmin edilmektedir. Özellikle Birinci Dünya Savaşı’nın şiddetli etkisi ile ırkın bu süreç içerisinde zor dönemlerden geçtiği sayılarından dahi anlaşılıyor.