Labrador Retriever ırkının bilhassa Newfoundland kıyılarında sıklıkla rastlanan köpeklerden biri olduğu yapılan çalışmalarda anlaşılmaktadır. Bu ırkın atalarının özellikle balıkçılara av sırasında yardımcı olmaları ve onlara koruma sağlamaları ile bilinen köpeklerden olduğu görülüyor. Bu ırkın gelişiminin özellikle 1800lerin başında duraksadığı ve ırkın yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kaldığı not düşülmelidir. Irkın devamlılığı için gelişmiş tedbirler alınmıştır.
Saint Miguel Cattle Dog ırkının Azor Adaları temelli olarak ortaya çıkmış olan seçeneklerden biri olduğu fark edilmektedir. Irkın özellikle bu adanın koşullarına uyum sağlama kabiliyeti dikkat çekmektedir. Genel genetik yapısı incelendiğinde Mastiff ile yakın bir bağlantısı olduğu açık şekilde fark edilmektedir.
Jagdterrier Alman av köpekleri arasında en sevilen seçenekler arasında kendini göstermektedir. Özellikle Terrier ırkının av köpekleri ile genetik olarak melezlenmesi sonrasında bu süreç ortaya çıkmıştır. Bu ırkın genetik haritasına 1920lerde Wirehaired Terrier ve Welsh Terrier ırkı da eklenmiştir. Hızı ve çevikliği ile bir döneme damga vurmuş olan ırklar arasında yerini almaktadır.
Hokkaido Japonya’da varlığını sürdüren Spitz örnekleri arasında en bilinen seçenekler arasında kendini göstermektedir. Bu ırkın özellikle dayanıklılığının ön planda olduğu görülür. Bilhassa Tohoku bölgesinde varlığını sürdürdüğü bilinir. Ainu halkının günlük yaşamının en temel karakterlerinden biridir. 1937 senesinde ise koruma altına alınmıştır.