Italian Greyhound tazılar arasında en narin görüntüye sahip olan ırklar arasında kendini göstermektedir. Arkeolojik kalıntılar ile alakalı incelemeler yapıldığında bu ırkın tarihinin ortalama 2000 sene önceye dayandığı görülmektedir. Bilinirliği oldukça yüksek olmasına rağmen ırkın tescil edilmesinin 1880lerde tamamlandığı anlaşılıyor.
Jagdterrier Alman av köpekleri arasında en sevilen seçenekler arasında kendini göstermektedir. Özellikle Terrier ırkının av köpekleri ile genetik olarak melezlenmesi sonrasında bu süreç ortaya çıkmıştır. Bu ırkın genetik haritasına 1920lerde Wirehaired Terrier ve Welsh Terrier ırkı da eklenmiştir. Hızı ve çevikliği ile bir döneme damga vurmuş olan ırklar arasında yerini almaktadır.
Hokkaido Japonya’da varlığını sürdüren Spitz örnekleri arasında en bilinen seçenekler arasında kendini göstermektedir. Bu ırkın özellikle dayanıklılığının ön planda olduğu görülür. Bilhassa Tohoku bölgesinde varlığını sürdürdüğü bilinir. Ainu halkının günlük yaşamının en temel karakterlerinden biridir. 1937 senesinde ise koruma altına alınmıştır.
King Shepherd ırkının üretilmesindeki ana amacın Alman Çoban Köpekleri kategorisinden çok daha dayanıklı ve daha az sağlık sorunları ile karşılaşan bir köpeğin oluşturulmasıdır. Genetik olarak gerekli olan tüm adımlar eksiksiz bir biçimde alınmış durumdadır. Bu ırkın yaratılmasında bilhassa David Turkheimer’ın öncü rol üstlendiği biliniyor.