Labrador Retriever ırkının bilhassa Newfoundland kıyılarında sıklıkla rastlanan köpeklerden biri olduğu yapılan çalışmalarda anlaşılmaktadır. Bu ırkın atalarının özellikle balıkçılara av sırasında yardımcı olmaları ve onlara koruma sağlamaları ile bilinen köpeklerden olduğu görülüyor. Bu ırkın gelişiminin özellikle 1800lerin başında duraksadığı ve ırkın yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kaldığı not düşülmelidir. Irkın devamlılığı için gelişmiş tedbirler alınmıştır.
Shiloh Shepherd ırkının genetik haritasına Alaskan Malamute ile yakın bir bağlantısı olduğu tespit edilmiştir. Oldukça sevgi ve şefkat dolu olduğundan insanlar ile ilişkilerini onlarca yıldır sorunsuz bir biçimde devam ettirmektedir. Görünüm bakımından Alman Çoban Köpeklerine de benzeseler de özellikle uyumluluk ve zarafet konusunda ön plandadırlar.
Plott Hound ırkının genetik kökenlerinin Hannover tazıları ile yakın ilişki içerisinde oldukları görülüyor. Bu ırkın koku takip yeteneğinin ve sessizliği ve odaklanma kabiliyetinin av sırasında büyük avantaj sağlaması onlarca yıldır insanlar ile iş birliği içerisinde yaşamasını sağlamıştır. Bu ırk için dönüm noktası Amerika’ya gelen bir Alman göçmenin beraberinde bu ırkı getirmesi ile olmuştur. Irkın standardizasyon sürecinde bunun da önemi büyük olmuştur.
Sabueso Español İber Yarımadası denildiği zaman akla ilk olarak gelen köpekler arasındadır. Bu ırkın oldukça zorlu coğrafi koşullarda dahi iz sürme kabiliyetinde herhangi bir sorun olmaması dikkat çekmeye devam etmektedir. Geyik avında kullanılmasının yanı sıra tilki avında da sıklıkla tercih edilmektedir. Bu hızlı hayvanların avlarında kullanılmasının ana nedeni atikliktir.