Artois Hound ortalama 500 yıldır yaygın şekilde varlığını sürdüren ırklar arasında yerini almaktadır. Bloodhound ırkının bir devamı niteliğindedir. 1600 ve 1700lü yıllarda avcılığın aristokratlar arasında oldukça yaygın şekil alması ile bilinirliği artsa da 1900li yıllarda ırkın zarar gördüğü anlaşılmaktadır. Bilhassa Birinci ve İkinci Dünya Savaşı döneminde bu ırkın hem sayı hem de gen havuzu bakımından büyük yaralar aldığı bilinmektedir.
Peruvian Hairless Dog kadim köpek ırkları arasında yerini alır. Bu ırkların özellikle antik İnka medeniyeti döneminde varlıklarını sürdürdükleri düşünülmektedir. Konuya kanıt olarak sunulabilecek birçok farklı arkeolojik buluntu üzerinde de bu ırkın resimleri mevcuttur. Peru’nun Avrupalılar tarafından işgal edilmesinin sonrasında; bu ırkın Batı’dan gelen köpekler ile çiftleştirilmesi sonucunda boyut bakımından farklılık arz eden alt cinsler tespit edilmiştir.
Picardy Spaniel ırkının English Setter ırkı ile yakından genetik ilişkileri olduğu düşünülmektedir. Aynı zamanda Gordon Setter ırkı ile de bağlantıları mevcuttur. Fransa’da yaygın olarak kullanılan bu ırkın bilhassa av sürecinde en sık tercih edilen köpeklerden biri olduğu anlaşılmaktadır. Koku takip konusunda harikalar yaratan bu ırkın hem bireysel olarak hem de farklı hayvanlar ile iş birliği içerisinde av sürecine katkı sağlaması mümkündür.
Giant Schnauzer Bavyera bölgesinin karakteristik ırkları arasında yerini almıştır. Özellikle bölgede yer alan sığır popülasyonunun güdülmesi ihtiyacı üzerine yaygınlık kazanmıştır. 1800lerde kullanım alanının çok yaygın olduğu görülmektedir. Bu ırkın itaatkar yapısı nedeni ile hem polis teşkilatlarında hem de askeriyede sıklıkla yer bulduğu görülmektedir.