Alaskan Klee Kai ırkı Alaska’nın en sevilen yerli ırkları arasındadır. Köklerinin oldukça kadim genetik bağlantılarının olduğunu belirtmek mümkündür. 1970lerden itibaren resmi olarak tanınmaya başlayan bu ırkın geçmiş yüzyıllarda insanlar ile kurmuş olduğu yakın ilişkiler ve göstermiş olduğu sadakat dikkat çekicidir. Kabile yaşantısı ve göçebe grupların yaşantılarına ayak uydurabilirliği ile ön plandadır.
East European Shepherd ırkının özellikle farklı koşullara gösterebildiği uyum sayesinde orduda görevlendirilen nadir köpeklerden biri olduğu düşünülmektedir. Bu ırkın oluşum süreci içerisinde Molosser ırkı ve yerel ırkların melezlenmelerinin büyük oranda önem arz ettiği düşünülmektedir. Irkın tanınması ve standartlarının koyulması SSCB döneminde yapılan Sinoloji çalışmaları sonrasında gerçekleşmiştir.
Huntaway ırkı Yeni Zelanda’nın en bilinen ırkları arasında yerini almış durumdadır. Bu ırkın özellikle İngiltere’nin bölgede varlık göstermesi ile bölgeye getirmiş olduğu çoban köpekleri vbe yerel köpekler arasında yaşanan çiftleşmelerin sonrasında varlığını sergilemeye başladığı düşünülmektedir. Hali hazırda koyun gütme alanında yaygın şekilde kullanılıyor.
English Mastiff ırkının ortaya çıkma sürecinin Roma İmparatorluğu’na dayandığı düşünülmektedir. Jül Sezar’ın Britanya’ya karşı yapmış olduğu seferlerde adanın Roma’ya karşı savunulmasında kullanılan Mastiff ırkından oldukça etkilenmiştir. Daha sonrasında Britanya’dan Roma’ya bu ırkın getirilmesini istemiştir. Irkın özellikle dövüş sporlarında da yer bulduğu görülmektedir. Mastiff ırkının Avrupa tarihinin önemli savaşlarından olan Agincourt Muharebesi sırasında da savaştırıldığı görülür.