Gascon Saintongeois ırkının ortaya çıkış aşamasında Chateau Virelade Kontu büyük bir rol üstlenmiştir. Özellikle melezlemelerin yönlendirilmesi sırasında çok önemli girişimlerde bulunmuştur. Bilhassa yaban tavşanlarının hızlı hareketlerine ayak uydurabilen nadir ırklardan biri olduğu düşünülmektedir. Bu ırkın resmi olarak tanınması ise henüz 2007 yılında gerçekleşmiştir.
Danish–Swedish Farmdog bir çiftlikte gerekli olabilecek bilumum ihtiyaçların karşılanması için eğitilebilirliğe sahiptir. Özellikle farelerin avlanması konusunda çok büyük bir yeteneği bulunduğunun da ayrıca belirtilmesi gerekir. Hassas duyuları ile o dönem en yaygın hastalık yapıcı haşerelerden olan farelerin yakalanması için çok büyük bir performans aracıdır. Özellikle 1900lerde türleri tehlike altına girmiş ve bu nedenle koruma çalışmaları başlatılmıştır.
Grand Anglo-Français Blanc Et Orange ırkının geliştirilmesinde en önemli katkıya sahip olan ırkların başında Billy gelmektedir. Billy ve bunun yanı sıra İngiliz Foxhound ırkının da katkısı yüksektir. Her iki ırkın da hem dayanıklılığını hem de koku takip özelliklerini benimsemiş olan seçenekler arasındadır. Irkın özellikle yavrulama konusunda sorun yaşadığı ve son senelerde sayısının giderek azaldığı bilinmektedir.
Greater Swiss Mountain Dog ırkının Roma İmparatorluğu döneminde İsviçre’ye yapılan seferler sırasında o bölgeden alınarak getirilen köpeklerin soyundan geldiği iddia edilmektedir. Heybetli yapısı ile yüzyıllardır tahribata uğramadan varlığını sürdürmüş olan ırklar arasında yerini almıştır. Çiftlik evlerinde ve dağ koşullarında zorlanmadan varlık gösterebilen ırklardandır. Bernese Dağ Köpeği ile yakın akrabalığı vardır.