East European Shepherd ırkının özellikle farklı koşullara gösterebildiği uyum sayesinde orduda görevlendirilen nadir köpeklerden biri olduğu düşünülmektedir. Bu ırkın oluşum süreci içerisinde Molosser ırkı ve yerel ırkların melezlenmelerinin büyük oranda önem arz ettiği düşünülmektedir. Irkın tanınması ve standartlarının koyulması SSCB döneminde yapılan Sinoloji çalışmaları sonrasında gerçekleşmiştir.
Campeiro Bulldog bilhassa kırsal tarlalarda varlığını sürdürmekte olan ırklar arasında kendini göstermektedir. Kırsal tarlalarda varlığını gösterirken aynı zamanda bölge hakimiyeti ile de ön plana çıkmaktadır. Avrupa’dan gelen göçmenlerin beraberinde getirdikleri Bulldoglara soyun dayandığı tespit edilmiştir.
Chinook köpek ırkının bilinçli olarak yapılan melezlemeler sonrasında ortaya çıkarıldığı bilinmektedir. Bu aşamada özellikle ana amacın kızak köpekleri geliştirmek olduğu varsayılır. Bilhassa ana melezleme kaynağı olarak Mastiff ırkı tercih edilmiştir. 1920li yıllarda türün hız ve dayanıklılık konusunda sergilemiş olduğu başarının global olarak tanınırlığını artırdığı görülmektedir.
Bruno Jura Hound özellikle engebeli arazilerde sergilemiş olduğu uyumlu tavır ile varlığını sürdürmüştür. Genetik yapısına bakıldığı zaman Chien Saint Hubert Hound ile aralarında bir akrabalık olduğu düşünülmektedir. Jura Dağları temelli yaşamını sürdüren bu ırkın Avrupa’nın en bilinen ırklarından olan Bloodhound ile de yakın akraba olduğu bilinmektedir.