Plott Hound ırkının genetik kökenlerinin Hannover tazıları ile yakın ilişki içerisinde oldukları görülüyor. Bu ırkın koku takip yeteneğinin ve sessizliği ve odaklanma kabiliyetinin av sırasında büyük avantaj sağlaması onlarca yıldır insanlar ile iş birliği içerisinde yaşamasını sağlamıştır. Bu ırk için dönüm noktası Amerika’ya gelen bir Alman göçmenin beraberinde bu ırkı getirmesi ile olmuştur. Irkın standardizasyon sürecinde bunun da önemi büyük olmuştur.
Silken Windhound ırkının yeni oluşturulan bir ırk olması nedeni ile bilinirliği yüksek değildir. Farklı koşullara adaptasyonunun yüksekliği ile ABD’nin en hızlı popülerlik kazanan ırkları arasında kendini gösterir. Bu ismi net olarak alması ise 1998 senesine dayanmaktadır. Standartlarının belirlenmesi ve tanınması ise 2011 senesinde gerçekleşti.
Black And Tan Terrier 1500lerden bu yana insanlar ile yakın ilişkiler kurabilen ırklar arasında kendini gösteriyor. Özellikle üretim ve yaygınlığının İngiltere’de 8. Henry döneminde yaygın bir hal aldığı bilinmektedir. Bu türün bilhassa 1800lerde yaşanan fare yayılmacılığının önünü kesmek için de kullanıldığı tarihi kaynaklardan öğrenilmektedir.
Segugio Italiano ırkının Roma İmparatorluğu’ndan bu yana aktif olarak kullanıldığı görülmektedir. Roma İmparatorluğu’na ise Mısır’dan geldiği düşünülüyor. Bu ırkın Roma döneminden kalma birçok farklı heykelde resmedildiği anlaşılmaktadır. Irkın koku alma ve takip yeteneğine sahip olması onun genetik yapısında tazının da ön planda olduğunu yansıtıyor.