Japanese Spitz ırkının kökenlerinin Sibirya ve Çin olduğu ve bu coğrafyalar üzerinden Japonya’ya getirildiği savı ortaya atılmaktadır. Bölgede bulunan diğer köpeklerde olduğu gibi İkinci Dünya Savaşı’nın bu ırk üzerinde oldukça yıkıcı bir etkiye sahip olduğunun belirtilmesi gerekmektedir. Özellikle standartlarının belirlenmesinde gecikmeler yaşanmış olan ırklardandır. 1948 senesinde standartlarının kesin olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.
Griffon Bruxellois ırkının geçmişinin 1400lü yıllara dayandığı bilinmektedir. 1400lerden bu dönemlere kalan sanat eserlerinde bu ırkın yaygın şekilde resmedildiği anlaşılmaktadır. 1800lerde ise kullanım alanının özellikle farelerin yaymış olduğu tehlikelere karşı fare yakalama alanında sıklıkla kullanılan atik hayvanlardan biri halini almıştır.
Japanese Terrier Japonya’da Edo döneminde dikkat çeken ve gelişimi için de çaba sarf edilen ırklar arasında kendini göstermektedir. Bu ırkın kökenlerinin Hollanda’ya dayandığı düşünülmektedir. Hollanda’ya dayanan bu ırkın tüccarlar tarafından Japonya’ya getirildiği biliniyor. Fox Terrier olarak da anılan ırkın yerel köpek ırkları ile çiftleştirilmesi sonucunda mevcut ırk standartları ortaya çıkmıştır.
Norwich Terrier 1800lerden bu yana yaygın şekilde sıçan avı ve bulunduğu alanın zararlı haşerelerden temizlenmesi konusunda çok büyük bir rol üstlenmiş durumdadır. Irkın özellikle atikliği ile en ufak haşerelerin yakalanması konusunda dahi yüksek performans sergilediği anlaşılmaktadır. Bu ırkın popülerlik kazanmasında Cambridge Üniversitesi’nin çok önemli bir yere sahip olduğu biliniyor. Üniversite öğrencileri kendi yatakhanelerindeki fareleri avlaması için bu türe büyük önem vermiştir.