Portuguese Water Dog ırkının sadece balık avlarında değil aynı zamanda kıyı ile alakalı birçok işte severek çalıştığı görülmektedir. Portekiz kıyılarının hem coğrafi durumuna hem de iklim durumuna oldukça yatkın olması genel verimliliği büyük ölçüde artıran hususlar arasındadır. Bu ırkın en sık kullanıldığı alanların başlında kıyı ve gemi arasında haber taşımasıdır. Tam da bu nedenle gerekli eğitimler verilerek onlarca yıldır insanlar ile çok yakın ilişkiler kurmuştur.
Artois Hound ortalama 500 yıldır yaygın şekilde varlığını sürdüren ırklar arasında yerini almaktadır. Bloodhound ırkının bir devamı niteliğindedir. 1600 ve 1700lü yıllarda avcılığın aristokratlar arasında oldukça yaygın şekil alması ile bilinirliği artsa da 1900li yıllarda ırkın zarar gördüğü anlaşılmaktadır. Bilhassa Birinci ve İkinci Dünya Savaşı döneminde bu ırkın hem sayı hem de gen havuzu bakımından büyük yaralar aldığı bilinmektedir.
Pastore Della Lessinia E Del Lagorai ırkın genetik haritasının oldukça eski dönemlere dayandığı bilinmektedir. Triveneto Bölgesi’nin en eski ırkları arasında kendini gösterdiği anlaşılmaktadır. Irkın coğrafi konum olarak bulunduğu yer izole olduğu için bu ırkın uzun seneler boyunca dış etkilerden uzak bir biçimde yaşamlarına devam etmeleri mümkün kılınmıştır. Irkın genetik haritasının saflığı oldukça yüksek noktadadır.
Wirehaired Pointing Griffon ırkı 19. Yüzyılda Hollandalı Korthals tarafından yetiştirilmeye başlanmıştır. Bu ırkın ortaya çıkışında net olarak hangi ırkların melezlendiği bilinmemektedir. Yetiştirilme merkez üssü Fransa’dır. Genetik haritasında su samuru tazıları ile benzerliklerinin olduğu biliniyor. Modern bir ırk olarak bilinen bu ırk aynı zamanda köpek yarışmalarında boy göstermeye başlamıştır.