Rakunların takip edilmesinde bir marka olan bu köpeklerin genetik haritasının İngiltere’ye dayandığı bilinmektedir. Sömürgecilik döneminde Amerika’ya getirilerek özel genetik çaprazlamalara tabi tutulmuştur. Özellikle İngiltere’nin sömürgecilerinin Amerika’da hem tilki avları sırasında hem de rakun havları sırasında aktif görev alabilecek ırklar yetiştirmek için özel gen havuzu yarattığı bilinmektedir. 1600lerden bu yana İngiltere sömürgelerinde tilki avının ne derece yaygın olduğu düşünülürse American English Coonhound ırkına verilen değer de daha net anlaşılabilir.
Schillerstövare ırkının hem Alman hem de İngiltere kökenli olan köpek ırkları ile bağlantılarının olduğu düşünülüyor. Bunun yanı sıra son halini almasında Sırp köpek ırklarının da etkisi olmuştur. Atikliği sayesinde hem av sahalarında hem de farklı çalışma sahalarında varlığını sürdürmeye devam etmiştir.
Alaskan Klee Kai ırkı Alaska’nın en sevilen yerli ırkları arasındadır. Köklerinin oldukça kadim genetik bağlantılarının olduğunu belirtmek mümkündür. 1970lerden itibaren resmi olarak tanınmaya başlayan bu ırkın geçmiş yüzyıllarda insanlar ile kurmuş olduğu yakın ilişkiler ve göstermiş olduğu sadakat dikkat çekicidir. Kabile yaşantısı ve göçebe grupların yaşantılarına ayak uydurabilirliği ile ön plandadır.
Pachón Navarro Kuzey İspanya’nın adından en sık söz ettiren ırkları arasında yerini almıştır. Bu ırkın Navarre özerk topluluğunun simge hayvanlarından biri olduğu düşünülmektedir. İspanya’da bulunan tarihi kalıntılarda bu ırkın tarihinin Orta Çağ’a kadar uzandığı tespit edilmektedir. Sayıları giderek azalsa da 1970lerde gösterilen gayretler ile koruma altına alınmıştır.