German Hound ırkının Roma İmparatorluğu döneminden bu yana varlığını devam ettirdiği bilinmektedir. Avcılık süreçlerinde başarısı ile Romalıların dikkatini çeken bu ırkın özellikle dikkat çeken koku takip etme yeteneğinin vazgeçilmez bir öneme sahip olduğu bilinmektedir. 1848 yılında yaşanan gelişmeler ile avlanma alanlarında büyük kısıtlamalar meydana gelmesi ile ırkın yaygınlığı azalmaya başlamıştır.
King Shepherd ırkının üretilmesindeki ana amacın Alman Çoban Köpekleri kategorisinden çok daha dayanıklı ve daha az sağlık sorunları ile karşılaşan bir köpeğin oluşturulmasıdır. Genetik olarak gerekli olan tüm adımlar eksiksiz bir biçimde alınmış durumdadır. Bu ırkın yaratılmasında bilhassa David Turkheimer’ın öncü rol üstlendiği biliniyor.
Barbet Fransa’nın sembol ırkları arasında yer alır. Özellikle tarihsel bakımdan en yoğun ve eski arka plana sahip ırkları arasında bulunmaktadır. Bilhassa 1300lerden bu yana sıklıkla ilgi gördüğü ve üretimine de hız kazandırıldığı anlaşılmaktadır. Uzun yıllardır insanlar ile iç içe olmasından kaynaklı olarak sosyal ilişkilerde başarılı olan bu ırkın belirli bir dönem aynı Spaniel ırkında olduğu gibi denizlerde ve sulak alanlarda insanların en büyük yardımcılarından biri olduğu anlaşılmaktadır.
Český Strakatý Pes en yeni köpek ırkları arasında yer almaktadır. 1950lerde bir ihtiyaç üzerine genetik yatkınlıklar da hesaba katılarak melezleme çalışmaları yapılmıştır. Bu ırklardan bir kısmında saldırganlık ve çekingenlik gibi istenmeyen özellikler ortaya çıktığı için bir süre daha genetik çalışmalar devam etmiş ve tür şuanki ideal halini almıştır.