Pumi ırkının Macaristan coğrafyasına uygun yapısının özellikle sunmuş olduğu hareket kabiliyeti ile de popülerliği devam etmektedir. Pumi ırkının sunmuş olduğu yüksek arazi hakimiyetinin ve farklı hayvanları kontrolü altına alma güdüsünün insan hayatının aktif bir parçası olmalarını kolaylaştırdığı biliniyor. Koku alma duyusunun da yüksek olması ırkın Macaristan coğrafyasında farklı amaçlar ile kullanımını yaygınlaştırmıştır.
Ecuadorian Hairless Dog ırkının Saint Elena Yarımadası temelli bir ırk olduğu düşünülmektedir. Bu bölgede genel olarak tuz madenlerinin yer aldığı ve aynı zamanda kuraklığın hakim olduğu bir iklim yapısının mevcut olduğu görülmektedir. Zorlu koşullara ayak uydurabilen ve varlığını sürdürebilen ırklardan biri olduğu düşünülmektedir. Xolo ırkı ile Peru’da hakim olan tüysüz köpek ırklarının bir melezi olarak ortaya çıkmıştır. Irkın standartları belirlenmiş olsa da henüz resmi bir kulüp tarafından onaylanmamıştır.
Japanese Terrier Japonya’da Edo döneminde dikkat çeken ve gelişimi için de çaba sarf edilen ırklar arasında kendini göstermektedir. Bu ırkın kökenlerinin Hollanda’ya dayandığı düşünülmektedir. Hollanda’ya dayanan bu ırkın tüccarlar tarafından Japonya’ya getirildiği biliniyor. Fox Terrier olarak da anılan ırkın yerel köpek ırkları ile çiftleştirilmesi sonucunda mevcut ırk standartları ortaya çıkmıştır.
Sealyham Terrier ırkı ismini bulunduğu coğrafyanın belirleyici unsurlardan biri olan Seal Irmağı’ndan almaktadır. Irkın su kenarlarında da kolaylıkla varlık göstermeye meyilli olması memnuniyet uyandırmaktadır. Irkın genetik yapısının oluşturulması sırasında John Edwardes’in çok büyük ol sahibi olduğu tahmin edilmektedir.