Rafeiro Do Alentejo ırkının köken bakımından Molosser ırkı ile yakından bağlantılı olduğu düşünülmektedir. Molosser ırkının en belirgin özelliği olan dayanıklılığın bu ırkta da kendini gösterdiği açıktır. Irkın sadece hayvan koruma sürecinde değil aynı zamanda büyük arazilere sahip olan çiftliklerin korunması sırasında da çok büyük önem arz ettiği anlaşılmaktadır. Irkın resmi standartlarının belirlenmesi ise 1953 senesinde tamamlanmıştır.
German Shorthaired Pointer ırkının özellikle küçük kuşların avlarında en başarılı performanslardan birini sergileyen ırklardan olduğu iddia edilmektedir. Bu ırkın bilhassa çok yönlü olmasının nedeni işaretçi köpeklerin farklı alt ırk branşları ile melezlenmiş olmasıdır. Bu ırkın bir diğer özelliği de bedensel özelliklerinin yüzmeye oldukça yatkın olmasıdır. Su ile temas halinde olmaktan müteessir olmayacaktır.
Kanni ırkının menşei Güney Hindistan Bölgesi’ne dayanmaktadır. Bu bölgede ürün karşı karşıya kalmış olduğu en temel sorunların başında kontrolsüz çiftleşme adımları ile ırkın genetik yapısının korunmasının giderek zor bir hal almasıdır. Tamil dilinde köpek ırkının etimolojisi incelendiği zaman bu kelimenin safkan kelimesine karşılık geldiği tespit edilmiştir. Irkın Güney Hindistan’a özgü nadir bir köpek olduğu kabul edilmektedir.
Leonberger ırkının geliştirilmesinde Heinrich Essig isminin katkıları oldukça büyük olmuştur. Irkın oluşturulması için çalışmalara 1880lerde başlanmıştır. Bu ırkın ismini yetiştiği Alman kasabasından aldığı bilinir. Irkın genetik haritasında St. Bernard’ın önemli bir yer tuttuğu tahmin edilmektedir. Özellikle Birinci Dünya Savaşı’nın şiddetli etkisi ile ırkın bu süreç içerisinde zor dönemlerden geçtiği sayılarından dahi anlaşılıyor.