German Spaniel ırkının özellikle 1700lerde yaygın olarak görülen av köpeklerinin soyundan geldikleri ortaya koyulmaktadır. Bu ırkın Deutscher Wachtelhund olarak da bilindiği ve avın takip edilmesine dair sergilemiş oldukları performansın çok ön planda olduğu anlaşılmaktadır. Özellikle 1800lerin ortasında yaşanan isyanların sonrasında köylülerin de avlanmaya izni olmuş ve bu ırkın yaygınlığı da büyük ölçüde artmıştır.
Gull Terrier özellikle Hindistan’ın Kalküta bölgesinde büyük popülerliğe sahip olan ırklar arasında yerini almıştır. Aktif ve oldukça da sert yapısı ile koruma konusunda en sık tercih edilen ırklardandır. Maalesef ki bu ırkın genel olarak köpek dövüşlerinde kullanılmak amacı ile yetiştirildiği bilinir. Yanlış eğitimler aracılığı ile ırkın oldukça agresif bir hale getirilebildiği biliniyor.
Castro Laboreiro Dog ırkının genetik harita bakımından Rafeiro Alentejano ile benzerlik gösterdiği düşünülmektedir. Bu ırkın henüz tam olarak genetik haritası çıkarılmasa da uzun yıllardır insan hayatı ile iç içe oldukları bilinmektedir. Hayvanların korunması sırasında adeta sürünün muhafızlığını üstlenen köpek ırkları arasında yerini almıştır.
Bloodhound özellikle Akdeniz coğrafyasında varlığını sürdüren ırklar arasındadır. Üçüncü yüzyıldan günümüze kalan bilgilere bakıldığında bu ırktan söz edildiği ve varlığının doğrulandığı da anlaşılmaktadır. Cinsin özellikler bakımından en yüksek seviyeye taşınmasının ise Avrupa Coğrafyasında yapılan melezlemeler ile meydana geldiği biliniyor.