Old English Sheepdog ırkının kökenleri incelendiğinde temellerinin Cornwall Dükalığı ile yakından bağlantılı olduğu tespit edilmektedir. Görünümleri ile olduğu kadar zekaları ile de ön plana çıkan bu ırkın bilhassa farklı koşullara adaptasyon yeteneği ile ön plana çıktığı anlaşılmaktadır. 1888 yılında ilk tescilini almış olan ırklardandır.
Otterhound hakkında yapılan araştırmalarda 1800lerden bu yana insan hayatının bir parçası olduğu ve insan ilişkilerindeki başarısı ile de özellikle diğer ırklara fark attığı görülmektedir. Irkın genetik haritasında Bloodhound ile yoğun bir benzerlik olduğu görülüyor. Bu ırk bilhassa İngiltere’de su samuru avı sırasında görevlendirilen atik hayvanlardandır.
Patagonian Sheepdog özellikle bir çoban köpeğine duyulan ihtiyacın neticesinde 1800ler ve 1900lerde yaygın şekilde çaba sarf edilen çaprazlama çalışmalarında büyük bir katkı sağlamış durumdadır. Arjantin’de bulunan Chubut Vadisi temelli olarak ortaya çıkan ve varlığını sürdüren, insan hayatı ile de etkileşim ağı oldukça yüksek konumda olan ırklar arasında yerini almaktadır. Irkın özellikle bölgeye Avrupalılar tarafından getirilmiş olan çalışma performansı yüksek olan köpeklerden kaynaklandığı düşünülmektedir.
Komondor ırkının kökenlerinin Tibet Mastiff ırkına kadar dayandığı tahmin edilmektedir. Göçebe yaşam süren ve Avrupa’ya göç eden Magyarlar tarafından bu ırk Macaristan’a kadar getirilmiştir. Getirilen bu çoban köpeklerinin mevcut yerel köpekler ile çiftleşmesinin sonrasında ırkın ortaya çıktığı öngörülmektedir.