Boerboel ataları incelendiğinde Afrika’ya gelen sömürgeciler ile beraber bu ırkın varlığını göstermeye başladığı tahmin edilmektedir. Bazı uzmanlar Avrupa’dan gelen ırklar ile yerel ırklarının çiftleştirilmesinin sonucunda bu ırkın elde edildiğini iddia etmektedir. İlerleyen aşamalarda Avrupa’dan getirilen Mastiffler ile yapılan çiftleştirmelerin bedensel özellikler üzerindeki etkisi açıktır.
Campeiro Bulldog bilhassa kırsal tarlalarda varlığını sürdürmekte olan ırklar arasında kendini göstermektedir. Kırsal tarlalarda varlığını gösterirken aynı zamanda bölge hakimiyeti ile de ön plana çıkmaktadır. Avrupa’dan gelen göçmenlerin beraberinde getirdikleri Bulldoglara soyun dayandığı tespit edilmiştir.
Dobermann duyulan ihtiyaç üzerine Almanya’da özel olarak üretilmiş olan ve döneminde oldukça dikkat çekici bir popülariteye sahip olan ırklar arasındadır. Bu ırkın gelişim aşamasında Alman Çoban Köpeği ırkının büyük etkisi olduğu düşünülmektedir. Genetik standart belirleme çalışmalarının sonrasında 1900lerde kulüpler tarafından kabul edilmeye başlamıştır.
Bruno Jura Hound özellikle engebeli arazilerde sergilemiş olduğu uyumlu tavır ile varlığını sürdürmüştür. Genetik yapısına bakıldığı zaman Chien Saint Hubert Hound ile aralarında bir akrabalık olduğu düşünülmektedir. Jura Dağları temelli yaşamını sürdüren bu ırkın Avrupa’nın en bilinen ırklarından olan Bloodhound ile de yakın akraba olduğu bilinmektedir.