Leonberger ırkının geliştirilmesinde Heinrich Essig isminin katkıları oldukça büyük olmuştur. Irkın oluşturulması için çalışmalara 1880lerde başlanmıştır. Bu ırkın ismini yetiştiği Alman kasabasından aldığı bilinir. Irkın genetik haritasında St. Bernard’ın önemli bir yer tuttuğu tahmin edilmektedir. Özellikle Birinci Dünya Savaşı’nın şiddetli etkisi ile ırkın bu süreç içerisinde zor dönemlerden geçtiği sayılarından dahi anlaşılıyor.
Kerry Beagle köpek ırklarının en eski örneklerinden biri olduğu düşünülmektedir. Irkın dayanıklılığı ve cana yakınlığı geniş alanlarda farklı coğrafyalarda bakılmasını beraberinde getirmiştir. Özellikle yaşanan 1845 büyük kıtlığının bu ırk üzerinde oldukça yıkıcı bir etkisi olduğu da düşünülmektedir.
Basset Hound Saint Hubert Manastırı kapsamında yetişmiş olan ırklar arasında yerini almaktadır. Özellikle av sırasında en iyi eşlikçilerden biri olduğu kadar zorlu koşullara olan dayanıklılığı ile de yüzyıllardır insanlar ile iç içe bir yaşantı sürmüştür. Bilhassa koku konusundaki uzmanlığı ile Fransız aristokratlarının en sık tercih ettiği köpek ırkları arasında yerini almıştır.
Chukotka Sled Dog ırkının Chukchi halkının av aşamasında en sık kullandıkları ve yaşamlarının artık ayrılmaz bir parçası olan ırklardan biri olduğu bilinmelidir. Özellikle soğuğa olan dayanıklılığı ile adından sıklıkla söz ettirmektedir. Arkeolojik kalıntılara göz atıldığı zaman bu ırkın özellikle milattan önce 5000 yılına kadar tarihlenebilen buluntularda karşımıza çıkması dikkat çekicidir.