Staffordshire Bull Terrier ırkının genetik haritasında Bulldog ve Black and Tan Terrier ırklarının oldukça baskın şekilde varlığını devam ettirdiği tespit edilmiştir. Bu ırkın üzerinde en temel olumsuzlukların başında saldırmaya meyilli olması gelmektedir. Hatta melezleme aşamasında ortaya çıkan örneklerin bir kısmının dövüş köpeği olarak kullanıldığı biliniyor. Staffordshire ırkının son melezleme çalışmalarının ana hedefi ise daha insan canlısı bir tutumun benimsenmesi olmuştur.
Pyrenean Mountain Dog ırkının özellikle çiftlik hayvanlarının güdülmesi konusunda çok büyük bir yetkinlik sergilediği fark ediliyor. Fransa’da yaygın olan bu ırkın bedensel yapısının Fransa arazilerine uygun olması kullanımını popülerleştirmiş olan seçeneklerdendir. Bu ırkın Amerika’ya ulaşmasının sonrasında Amerika’da Büyük Pireneler olarak anılması söz konusu olmuştur. Irkın Kuvasz ile de ortak genetik yapıları olduğu tahmin ediliyor.
Italian Greyhound tazılar arasında en narin görüntüye sahip olan ırklar arasında kendini göstermektedir. Arkeolojik kalıntılar ile alakalı incelemeler yapıldığında bu ırkın tarihinin ortalama 2000 sene önceye dayandığı görülmektedir. Bilinirliği oldukça yüksek olmasına rağmen ırkın tescil edilmesinin 1880lerde tamamlandığı anlaşılıyor.
Pharaoh Hound Mısır kökenli tazıların Akdeniz’e getirilmesi ile ortaya çıkmış olan ırklardandır. Bu ırkın ortaya çıkış sürecinde özellikle Fenikelilerin yapmış oldukları hakim ticaret rotasına yanlarında getirdikleri Mısır’a özgü firavun tazısının da eşlik etmesi bu eşsiz köpek ırkının ortaya çıkmasına neden olmuştur.