Polish Lowland Sheepdog ırkının geçmişi Hunların Avrupa’yı istilasına kadar dayandığı düşünülmektedir. Bu ırkın oluşma sürecinde Avrupa ırkları ile Hunların beraberlerinde getirmiş oldukları köpeklerin süreç içerisinde çok önemli bir yere sahip oldukları anlaşılıyor. Bekçi köpekliğinden çoban köpekliğine kadar birçok alanda başarılı olabilen ırklardandır. Gen haritasında hem Asya’nın hem de Avrupa’nın etkisini görmek mümkündür.
Pyrenean Mastiff ırkının kadim ırklar arasında olduğu kabul edilmiştir. Bu ırkın yayılma sürecinde Fenikeli tüccarların etkisi çok büyüktür. Sümer ve Asur coğrafyasından alınan Molosser ırkının Avrupa’ya getirilmesi ile oluştuğu düşünülen bu ırkın dayanıklılığı dikkat çekmektedir. Bölgede yer alan yerel ırklar ile çiftleşerek ve gen çaprazlamaları ile Pirene Çoban Köpekleri ile de akraba olan bu ırk ortaya çıkmıştır.
Volkosob ırkının bir köpek ırkı ile kurt ırkının çiftleştirilmesi sonrasında elde edildiği bilinir. Bu melezleme adımının köpeğin hem gücünü hem de hızını artırmak adına yapılan bir hamle olduğu tespit ediliyor. Bazı araştırmacıların bu ırkın oluşumunda yerel çakal popülasyonunun da etki sahibi olduğunu iddia ettiği bilinmelidir.
German Shepherd ırkının gelişim aşamasında Alman ordusunun bir mensubu olan Max von Stephanitz’in büyük katkısı olduğu düşünülmektedir. Bu ismin ideal Alman çoban köpeğinin yetiştirilmesi için büyük çaba sarf ettiği ve bunu kendine bir ideal olarak belirlediği düşünülmektedir. Bu ırkın bilinirliğinin özellikle 1900lerde artış gösterdiği anlaşılmaktadır.