Tibetan Terrier ırkının varlık alanının Tibet Manastırları olduğunu söylemek gerekir. Bu manastırların koruyucu köpekleri olarak yüzyıllardır insanlar ile iç içe bir yaşantıya devam etmektedir. Bu ırkın Avrupa’ya gelişinde ise Dr. Agnes Greig en temel öncülerden biri olmuştur. Bu ırkın Tiberan Spaniel ile de akrabalığı olduğu düşünülüyor.
Amerika’nın Yeni Dünya olarak düşünüldüğü ve oldukça geniş bir üretim alanının oluşturulduğu dönemlerde; Kıta Avrupası’ndan getirilerek Yeni Dünya’da yeniden şekillendirilen hususların başında gelmektedir. Rakun avının Amerika’da en temel geçim kaynaklarından ve zenginleşme araçlarından biri olduğu düşünüldüğü zaman Amerikan Su Spanyel ırkının geliştirilmesine neden bu kadar önem verildiği bir kere daha görülmektedir.
Griffon Bruxellois ırkının geçmişinin 1400lü yıllara dayandığı bilinmektedir. 1400lerden bu dönemlere kalan sanat eserlerinde bu ırkın yaygın şekilde resmedildiği anlaşılmaktadır. 1800lerde ise kullanım alanının özellikle farelerin yaymış olduğu tehlikelere karşı fare yakalama alanında sıklıkla kullanılan atik hayvanlardan biri halini almıştır.
Welsh Terrier ırkı hakkında en dikkat çekici özellik Britanya’nın sembollerinden biri olan Terrier ırkının en eski versiyonlarından birini oluşturuyor olmasıdır. Bu ırkın kullanımının özellikle 1700lerden başlayarak arttığı biliniyor. Bilhassa su samuru avının yaygınlaşması ile giderek daha sık tercih edilen bir hale gelmiştir.