Dachshund ırkının ortalama 600 senelik bir geçmişi olduğu tespit edilmiştir. Bilhassa porsukların yakalanması ve avlanmasında en büyük rolü üstlenen ırklardandır. Bu ırkın bir diğer temel özelliği de Almanya’nın ulusal simgelerinden biri haline gelmesidir. Taş ocaklarının yaygın olduğu dönemlerde bu ocaklarda da sıklıkla çalıştırıldığı bilinmektedir.
French Bulldog ırkının gen haritası kapsamında özellikle Bulldog ve Mastiff ırklarının etki sahibi olduğu düşünülmektedir. Her iki ırkın da ön planda olan özelliklerinden dayanıklılığın bu ırkta da kendini net şekilde gösterdiği anlaşılmaktadır. Özellikle Paris’te en sevilen şehir hayatına da ayak uydurabilen ırklardan biri olarak anıldığı bilinmektedir. Resmedildiği eserlere bakıldığı zaman kadınların en temel eşlikçilerinden biri olduğu anlaşılıyor.
Pug Çin İmparatorluğu’nda en sevilen ve kraliyet köpeği olarak da anılan ırklar arasında yerini almış durumdadır. Uzak Doğu Hükümdarlarının sıklıkla tercih ettiği hareket kabiliyeti ile dikkat çeken ırklar arasında kendini göstermektedir. Bu ırkın özellikle gelişimindeki dönüm noktası Hollandalı tüccarların ırkı alarak Avrupa’ya numuneler getirmesi olmuştur. Bu şekilde Avrupa’da yaygınlık kazanmış günümüze kadar varlığını sürdürmüştür.
Italian Greyhound tazılar arasında en narin görüntüye sahip olan ırklar arasında kendini göstermektedir. Arkeolojik kalıntılar ile alakalı incelemeler yapıldığında bu ırkın tarihinin ortalama 2000 sene önceye dayandığı görülmektedir. Bilinirliği oldukça yüksek olmasına rağmen ırkın tescil edilmesinin 1880lerde tamamlandığı anlaşılıyor.