Basenji hakkında en dikkat çeken bilgilerin başında arkeologların bu köpeklerin karakteristik bedensel özellikleri ile ilk evcilleştirilen köpeklerin oldukça benzerlik göstermesidir. Bir diğer deyiş ile ırkın insanlar ile uzun bir geçmişi bulunmaktadır. Bulunduğu bölgede yaşanan felaketler nedeni ile birçok ırk kaybolmuş olsa da özellikle Nil Deltası’nda yaşamını devam ettirme şansını yakalamıştır. Bu dayanıklılığı nedeni ile hala Afrika’da bazı kabiller tarafından kutsal sayıldığı görülmektedir.
Eurasier yeni ırklar arasında yer almaktadır. Alman köpek yetiştiricileri tarafından ortaya koyulan ve özel gereksinimler karşısında üretilmiş olan seçeneklerdendir. Keeshond ırkı melezlemeleri sonucunda ortaya çıkmış olan yeni ırklardandır. Bu ırkın melezleme çalışmalarına son aşamada Samoyed köpek ırkının da dahil edildiği bilinmektedir.
Irish Wolfhound ırkının tarihçesi antik çağlara kadar uzanır. Antik çağlardan bu yana severek takip edilen bu ırkın özellikle insan yaşantısı ile iç içe olması dikkat çekicidir. Britanya’nın karakteristik köpekleri ile Ortadoğu menşeli olan tazıların çiftleşmesi ile meydana gelmiş olan ırklardandır.
Koolie özellikle sığır gütme konusunda en sık rol alan ırklar arasında kendini göstermektedir. Büyükbaş hayvanların güdülmesinde Avustralya’da en yaygın şekilde rol almakta olan köpeklerin başında gelir. Bu köpeklerin ırklarının genetik yapısı incelendiği zaman Alman çoban köpekleri ile yaygın benzerliklerinin olduğu da anlaşılmaktadır.