Minyatür Pinscher ırkının melezleme süreçlerinde özellikle Dachshund ve İtalyan Greyhound ırkının ön planda olduğu görülmektedir. Koku takip yeteneğinin bu iki ırkta olduğu gibi ortaya çıkan küçük boyutlu köpekte de ön planda olduğu görülüyor. Özellikle Avrupa’da sahiplenilme oranı yüksek olan seçeneklerdendir. Aile yaşantısına olan uyumu ile tam bir şehir köpeğidir.
Tibetan Terrier ırkının varlık alanının Tibet Manastırları olduğunu söylemek gerekir. Bu manastırların koruyucu köpekleri olarak yüzyıllardır insanlar ile iç içe bir yaşantıya devam etmektedir. Bu ırkın Avrupa’ya gelişinde ise Dr. Agnes Greig en temel öncülerden biri olmuştur. Bu ırkın Tiberan Spaniel ile de akrabalığı olduğu düşünülüyor.
Amerika’nın Yeni Dünya olarak düşünüldüğü ve oldukça geniş bir üretim alanının oluşturulduğu dönemlerde; Kıta Avrupası’ndan getirilerek Yeni Dünya’da yeniden şekillendirilen hususların başında gelmektedir. Rakun avının Amerika’da en temel geçim kaynaklarından ve zenginleşme araçlarından biri olduğu düşünüldüğü zaman Amerikan Su Spanyel ırkının geliştirilmesine neden bu kadar önem verildiği bir kere daha görülmektedir.
Portuguese Sheepdog ırkının özellikle koyun gütme konusunda başarılı olması dikkat çekerken zaman zaman Portekiz’in iklim koşulları konusunda zorluk yaşadığı anlaşılmaktadır. Bu ırkın genetik haritasının iyileştirilmesi için melezleme işlemlerini Katalan Çoban Köpeği ve Pirene Çoban Köpeği üzerinden yerine getirdiği anlaşılmaktadır. Irkın devamlılığını sağlama sürecinde neyse ki Dünya Savaşlarının büyük olumsuz bir etkisi olmamıştır.