Harrier ırkının bilhassa açık alanlarda tavşan avlama konusunda yetkinliği ile varlığını yüzyıllardır sürdürdüğü bilinmektedir. Çok hızlı ve aktif hedeflerin dahi yakalanmasında çok başarılıdır. İsim kökeninin de tavşan kelimesinden türediği düşünülmektedir. İngiltere’de görülen bu ırkın sömürgecilik ile beraber Amerika’da da varlık göstermeye başladığı bilinir.
Norwegian Elkhound İskandinav coğrafyasının en bilinen ve olmazsa olmaz ırkları arasında yerini almıştır. Bilhassa tarihinin ortalama 5000 yıl kadar öncesine dayanması dikkat çekicidir. Bu ırkın bilhassa Viking destanlarında ve mitlerinde sıklıkla yer bulduğunu göreceksiniz. Kendinden çok daha büyük olan farklı hayvanların avlarında korkusuz bir şekilde görev alma cesaretini gösterebilmektedir.
Austrian Pinscher ırkının Avustralya’ya göç eden Almanlar tarafından yetiştirildiği ve Alman Pinscher ile yakın akrabalığı olduğu bilinmektedir. Avrupa kökenli köpekler ile yerel köpeklerin melezlenmesi sonucunda ortaya çıkmıştır. Hem cesareti hem de dayanıklılığı ile zaman zaman zorlayan Avustralya hayat şartlarına uyum kabiliyeti dikkat çekmektedir. 1700 ve 1800lerde çiftliklerin vazgeçilmez hayvanları arasında yerini almıştır.
Drever getik avı denildiği zaman akla ilk gelen köpekler arasındadır. Özellikle odaklanma kabiliyeti ile diğer av köpeklerinin önüne geçmiştir. Westpalian Dachsbracke ve yerelde mevcut olan av köpeklerinin çiftleştirilmesi sonucunda ortaya çıktığı varsayılır. Türün korunması için çalışmalar hala devam etmektedir. Bilhassa farklı arazi tiplerinde kolaylıkla sürece adapte olabilmesi bu ırkın yaygınlığının artmasına neden olmuştur.