Austrian Pinscher ırkının Avustralya’ya göç eden Almanlar tarafından yetiştirildiği ve Alman Pinscher ile yakın akrabalığı olduğu bilinmektedir. Avrupa kökenli köpekler ile yerel köpeklerin melezlenmesi sonucunda ortaya çıkmıştır. Hem cesareti hem de dayanıklılığı ile zaman zaman zorlayan Avustralya hayat şartlarına uyum kabiliyeti dikkat çekmektedir. 1700 ve 1800lerde çiftliklerin vazgeçilmez hayvanları arasında yerini almıştır.
Bask Çoban Köpeği ırk bağlantıları bakımından incelendiği zaman Landrace kategorisinde değerlendirildiği görülmektedir. Genetik özellikler bakımından Bask Köpeği ile yakın ilişkileri olduğu bilinir. Bilhassa Neolitik dönemde yaygın görülen ve evcilleştirilme konusunda da ilk aşama kaydeden ırklardan biri olduğu düşünülmektedir. Sadece Antik dönemde izlerine kalıntılarda rastlanmaz; aynı zamanda 1600lü yıllarda da sanat eserlerinde resmedilmiştir.
Danish–Swedish Farmdog bir çiftlikte gerekli olabilecek bilumum ihtiyaçların karşılanması için eğitilebilirliğe sahiptir. Özellikle farelerin avlanması konusunda çok büyük bir yeteneği bulunduğunun da ayrıca belirtilmesi gerekir. Hassas duyuları ile o dönem en yaygın hastalık yapıcı haşerelerden olan farelerin yakalanması için çok büyük bir performans aracıdır. Özellikle 1900lerde türleri tehlike altına girmiş ve bu nedenle koruma çalışmaları başlatılmıştır.
Greenland Dog ırkının Spitz ırkı ile yakın akraba olduğu düşünülmektedir. Zorlu mevsim koşullarına karşı sergilemiş olduğu dayanıklılığın büyük önem arz ettiği de anlaşılmaktadır. Kuzey Kutbu gibi zorlu bir alanda dahi herhangi bir tahribata uğramadan günümüze kadar varlığını sürdürmüş olan ırklardan bir tanesidir.