Portuguese Water Dog ırkının sadece balık avlarında değil aynı zamanda kıyı ile alakalı birçok işte severek çalıştığı görülmektedir. Portekiz kıyılarının hem coğrafi durumuna hem de iklim durumuna oldukça yatkın olması genel verimliliği büyük ölçüde artıran hususlar arasındadır. Bu ırkın en sık kullanıldığı alanların başlında kıyı ve gemi arasında haber taşımasıdır. Tam da bu nedenle gerekli eğitimler verilerek onlarca yıldır insanlar ile çok yakın ilişkiler kurmuştur.
Cesky Terrier ırkının Kutsal Roma Germen İmparatorluğu’ndan bu yana severek beslendiği ve varlığını sürdürdüğü bilinmektedir. Köpek uzun yıllardır varlığını sürdürse de ırkın standart bir hale gelmesi için Frantisek Horak tarafından başlatılan geliştirme ve yetiştirme çalışmalarının çok büyük önem arz ettiği bilinmektedir. Dünya Savaşı ve Devrim sürecinde olumsuz etkilendiği dönemler de olmuştur.
Mountain Cur özellikle arazi şartları bakımından çok zorlu olan bölgelerde yaşamaya ayak uydurabilen nadir ırklar arasında kendini gösterir. Amerika’da zorlu arazi koşullarına sahip olan bölgelerde en sık tercih edilen ırklardan biri olmuştur. Ağaçlara tırmanabilen av hayvanlarının yakalanması ve yerinin tespit edilmesinde adeta en parlak dehaya sahiplerdir.
Affenpinscher klasik bir Terrier olarak sınıflandırılmaz. 1600lerde Almanların günlük yaşantısında farelerin yakalanması için kullanılan en yaygın köpek ırklarından biriydi. Bu ırk ilerleyen senelerde ortaya çıkmış olan Brussel Griffon ırkının da ortaya çıkmasında büyük etki sahibidir. Oldukça korkusuz ve atik olan bu hayvanın fare yakalamanın da ötesine geçerek hanelerin vazgeçilmez parçası haline geldiği görülüyor.