Portuguese Sheepdog ırkının özellikle koyun gütme konusunda başarılı olması dikkat çekerken zaman zaman Portekiz’in iklim koşulları konusunda zorluk yaşadığı anlaşılmaktadır. Bu ırkın genetik haritasının iyileştirilmesi için melezleme işlemlerini Katalan Çoban Köpeği ve Pirene Çoban Köpeği üzerinden yerine getirdiği anlaşılmaktadır. Irkın devamlılığını sağlama sürecinde neyse ki Dünya Savaşlarının büyük olumsuz bir etkisi olmamıştır.
Minyatür Dachshund, 1500’lü yıllardan bu yana Almanya’da görülmektedir. 1800’lerde ABD’ye getirilmiştir ve sosis seven ABD sosis görünümlü bu köpeği çok sevmiştir. Av köpeği olsalar da tazılık vazifeleri için de eğitilmişlerdir.
Keeshond ırkının genetik haritasına hangi hayvanların katkı yaptığı henüz net olarak ortaya koyulamamıştır. Irkın özellikle Spitz ırkı ile yakından bağlantısı olduğu düşünülmektedir. Akrabalık durumu sadece bununla sınırlı değildir. Aynı zamanda Pomeranian ile de genetik bağı olduğu düşünülmektedir. 1700lerden bu yana insanlar ile yoldaşlık yapan ve sevilen ırklardandır.
Norrbottenspets ırkı Bothnia bölgesinde yaygın şekilde rastlanan ve genetik haritasında Spitz ırkının da çok önemli yer bulduğu köpeklerin başında gelmektedir. Avcılık ve toplayıcılık zamanından bu yana insanlar ile iç içe bir yaşantıya sahip olduğu tahmin edilmektedir. Bu durum görevlendirme ve itaat konusunda türe büyük bir katkı sağlamaktadır. Samur ve sansar gibi hayvanların yakalanmasında avcılara en yoğun şekilde katkısı dokunan ırklar arasında yerini almıştır. Bu denli yoğun bir tarihi geçmişe sahip olmasına rağmen tescillenmesi 1967 senesini bulmuştur.